İstanbul, tarihin kalbinden günümüze

İstanbul, tarihin kalbinden günümüze doğru gelen bir şehir… Geriye dönüp bakıldığında ucu bucağı olmayan bir umman… Zamanla kendini kaybetmeyen, kendini hiç durmadan yenileyen bir kent. İstanbul adının köklerini öğrenmek için tarihin derinliklerine kadar gitmek gerekir. İstanbul’un günümüz Türkçesinde kullanılan adı Yunanca kökenli bir sözcük olan “stin poli” den gelmektedir. Anlamı ise “şehrin kale içinde kalan kısmı” ya da “şehir içi” demektir. İstanbul’un fethinden önce Doğu Roma’nın surların içinde bir kent olduğu düşünülürse “şehir içi” mantıklı bir addır. Bu sözcük İstanbul’un fethinden önce Doğu Roma İmparatorluğu’nun “Konstantinopolis” dediği İstanbul ismiyle de aynı kökendendir. İstanbul adının, Yunanca kökenli olmadığını düşünen araştırmacılar da vardır. Bu araştırmacılardan biri İstanbul adının Ön Türkçe “astan bolıg” adından günümüze kadar kullanılarak geldiğini ileri sürmektedir. İstanbul’un adı bile öylesine kadim bir oluşumu çağrıştırırken, İstanbul’un tarihinin ise daha da uzun bir öyküsü vardır. Anlatılsa sayfalar yetmez.

Adı ve tarihi böylesine köklü olan İstanbul, bu köklerin mirasını hâlâ bünyesinde tutmakta ve yaşatmaktadır. Dünyanın başka kentlerine benzemez İstanbul. Her bir yılında tarihin dokusu ilmik ilmik işlenmiştir İstanbul’a. Böyle bir kenti kim görmek istemez ki? Geçmiş yüzyıllarda bile gezginlerin en uğrak yerlerinden biridir İstanbul. O dönemden beri kent meşhur İstanbul otelleri, çarşıları, hanları, hamamları, tarihi dokusu ve kendine has yapısıyla hep turist çekmiştir. Her dönemde İstanbul turizmi ve tarihi İstanbul otelleri, turist için bir çekim merkezi olmuştur. Bu durum günümüzde de farklı değildir. Dünya genelinde bazı yıllarda ekonomik krizler yaşansa bile, İstanbul turizmi bu durumlardan en az yara alan sektör olmaktadır.

İstanbul seyahat edilebilecek kentlerin başında dünyada ilk sıralarda gelen bir şehirdir. İstanbul’a deniz yoluyla gelmek, belki de yabancı bir turist için en güzel yolculuk seçimidir. Çünkü İstanbul’a gelirken Akdeniz, Ege ve Marmara denizlerini sırasıyla aşan gemi, bir sabah rüzgârıyla İstanbul’a yaklaştığında anlar neden en güzel yolculuk dendiğini.  Usul usul şehre yaklaştıkça gemi, az önce siluet olan İstanbul resmi yavaşça netleşmeye başlar. Marmara denizinin soğuk suları boğaza aktıkça ve sabah güneşi doğmaya başlayınca anlar bir turist nereye geldiğini. Toprağından tarih fışkırır adeta şehrin. Ne tarafa bakılsa ayrı bir neşeyle sabah güneşi renklendirir kentin tarihi yapılarını. Dolmabahçe Sarayı tüm sükûnetiyle selamlar gemideki yolcuları. Uzaktan Galata Kulesi göz kırpar tüm yolculara ve üzerinden bir Hezarfen uçar sanki geminin Üsküdar tarafına. Şaşkınlıkla bakan gözler bu kez, sabah güneşiyle bir altın gibi parlayan Topkapı Sarayına çevrilir. Uzun yıllar Osmanlı Hanedanı için hizmet eden bu emektar yapı artık, istirahat etse de üzmek ona bakan gözleri hiç. Her bakışta yeniden canlanır sanki surlarından ayağa kalkıp tarihi diriltecek gibi. Duydukları muhteşem hikâyelerin gerçek olduğunu anlayan turistler, durmak istemezler artık gemilerinde hiç. Bir an önce kente ayak basmak ve adım adım yaşamak isterler. Gemi limana yanaştıkça şehir daha da büyür gözlerinin önünde. Geminin arkasında kalan manzara ise akıl almazdır adeta. İstanbul seyahat edilebilecek en güzel kenttir sözü yankılanırken hâlâ kulaklarda, Galata Köprüsü ve arkasında tüm heybetiyle duran Yeni Camiiyle tanışır konuklar. Bu canlı kent selamlar tüm güzelliğiyle onları. Galata Köprüsü’nün üzerinden dolu geçen tramvay, köprünün altından patırtılarla geçen bir balıkçı teknesi, bir yakadan diğer yakaya salına salına giden şehir hatları vapurları… Ve en önemlisi de aceleci adımlarla oradan oraya koşan İstanbullular. İstanbul, anlatmakla bitmeyecek bir şehir. İstanbul’u anlamak için içine girip kaybolmak gerekir.

Reklamlar

İstanbul, tarihin kalbinden günümüze” üzerine 2 yorum

  1. istanbual gidipte 360 istanbula ugramamak olmaz. Tarih ve İstanbul manzarasının birleşimi.. Tarihi bir binanın en iyi yerinde konumlanmıştır 360 İstanbul. Beyoğlu’nun en güzel köşesinde; manzarası, dekorasyonu, zengin menüsü ve leziz şarapları ile baştan çıkrarıyor adeta.

  2. Gözlerinizi Kapatin Ve İstanbulu Dİnleyin.. Üstad Ne Güzelde Söylemis. İstanbulu dinliyorum Gözlerim Kapalı..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s